Duvardaki alçıyı ya da bir heykel kalıbını hepimiz tanırız. Selenit, işte bu alçının yapıldığı mineralin, alçı taşının, saydam ve kristal hâlidir. Elinize aldığınızda serin, hafif ve neredeyse cam gibi görünür; ama tırnağınızla bile çizilecek kadar yumuşaktır. Bu yazıda selenitin ne olduğunu, adının nereden geldiğini, Meksika’daki dev kristal mağarasını ve evde nasıl bakılacağını anlatıyoruz.
Kısaca: Selenit, alçı taşı (jips) mineralinin renksiz ve saydam kristal türüdür; kimyasal olarak sulu kalsiyum sülfattır. Adı Yunanca ay anlamındaki sözcükten gelir. Mohs ölçeğinde yaklaşık 2 sertliktedir, yani tırnakla çizilir. Suda az da olsa çözündüğü için suya batırılmaz; kuru ve yumuşak bir bezle temizlenir.
İçindekiler
Selenit nedir?
Selenit ayrı bir mineral değil, alçı taşının bir türüdür. Alçı taşının kimyasal formülü CaSO4·2H2O’dur; yapısında kristal suyu taşıyan bir kalsiyum sülfattır. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’nun (USGS) alçı taşı raporu, bu mineralin kristal hâline “selenit” dendiğini ve saf olduğunda renksiz ve saydam olduğunu yazar.
Aynı rapor alçı taşının üç tanıdık görünüşünü ayırır. Saydam kristaller ve geniş levhalar selenittir. İnce lifler hâlinde büyüyen ve inci gibi parlayan türe “satin spar” (lifli alçı taşı) denir. Çok ince taneli, oymaya uygun masif türe ise alabaster denir.
Selenit taşının özellikleri
- Mineral: Alçı taşı (jips), sulu kalsiyum sülfat
- Sertlik: Mohs ölçeğinde yaklaşık 2; tırnakla çizilir. Daha sert bir taş olan kuvarsı yeşil kuvars yazımızda anlattık.
- Dilinim: Bir yönde mükemmel; ince levhalara ayrılır, bu levhalar biraz bükülür ama esnek değildir.
- Renk: Renksiz ve saydam; içindeki katkılara göre hafif sarımsı ya da kahverengimsi olabilir
- Suyla ilişkisi: Az da olsa suda çözünür
Adı nereden gelir?
“Selenit” sözcüğü, Yunanca ay anlamına gelen ve Antik Yunan’da ay tanrıçasının adı olan Selene’den türemiştir. National Geographic’in Naica mağarası üzerine yazısı da bu kökeni aynı şekilde aktarır.
Adın taşın görünüşüyle ilgili olduğu düşünülür: saydam bir selenit levhası ışığı yumuşak, sütlü bir parlaklıkla geçirir. Ancak bu benzetmenin ilk kim tarafından yapıldığını gösteren bir kaynağa ulaşamadık; bu yüzden yalnız sözcüğün kökenini aktarıyoruz.
Mağazada
Doğal taşlar ve kristaller
1.500 TL ve üzeri siparişlerde kargo ücretsiz
Tırnakla çizilen bir taş
Mineral sertliğini karşılaştırmak için kullanılan Mohs ölçeğinde 2. basamağın ölçüsü alçı taşıdır. USGS raporu, alçı taşının tırnakla çizilebildiğini ve bunun, ona benzeyen kalsit gibi minerallerden ayırmak için kullanılan basit bir test olduğunu belirtir.
Bu yumuşaklık günlük kullanımda da hissedilir. Selenit bir kâsede kuvars ya da obsidyen gibi taşlarla yan yana dururken kısa sürede çizilir, kenarları kolayca ufalanır.
Alçı taşından alçıya
Selenitin ilginç bir akrabası evlerimizin duvarındadır. USGS’ye göre alçı taşı yaklaşık 132 °C’ye kadar ısıtıldığında içindeki suyun dörtte üçünü kaybeder ve “Paris alçısı” denen toza dönüşür. Bu toz yeniden suyla karıştırıldığında birkaç dakika içinde sertleşir.
Yani inşaatta ve heykel kalıplarında kullanılan alçı, selenitle aynı mineralden yapılır. Bu yüzden selenit parçalarını sobanın, kaloriferin ya da güçlü bir lambanın hemen yanında tutmamak iyi olur.
Naica: dünyanın en büyük kristalleri
Meksika’nın Chihuahua eyaletindeki Naica madeninde, 2000 yılında yeni bir tünel açan madenciler yerin yaklaşık 300 metre altında bir mağaraya ulaştı. Bugün Kristaller Mağarası (Cueva de los Cristales) adıyla bilinen bu boşluğun içinde 11 metreye varan uzunlukta ve 55 tona kadar ağırlıkta selenit kristalleri bulunur.
National Geographic’in aktardığına göre jeolog Juan Manuel García-Ruiz ve ekibi, bu kristallerin yaklaşık 58 °C’de çok dar bir sıcaklık aralığında kalan, mineralce zengin suyun içinde büyüdüğünü göstermiştir. Bu sıcaklıkta sudaki anhidrit çözünmüş ve yerini alçı taşına bırakmış; kristaller uzun süre neredeyse hiç bozulmadan büyüyebilmiştir. Çalışma 2007’de Geology dergisinde yayımlanmıştır.
Selenit mi, lifli alçı taşı mı?
Taş dükkânlarında “selenit” adıyla satılan parçaların bir kısmı saydam kristal değil, beyaz ve ipeksi parlayan lifli parçalardır. Mineralojide bu iki görünüş aynı mineralin, alçı taşının farklı türleri olarak ayrı adlar alır: saydam kristal selenit, lifli olan ise satin spar ya da lifli alçı taşıdır.
İkisini ayırmanın kolay yolu ışığa tutmaktır. Selenit levhanın içinden bakınca öbür taraf görünür. Lifli alçı taşında ise ışık lifler boyunca akan ipeksi bir parıltı yapar ve parça saydam değildir. İki tür de aynı sertliktedir ve aynı bakımı ister.
Selenit nasıl temizlenir ve bakılır?
- Suya batırmayın: USGS raporuna göre 26 °C’de 1 birim alçı taşı 372 birim suda çözünür. Bu az bir çözünürlüktür ama uzun süre suda kalan bir parçanın yüzeyi etkilenebilir. Musluk altında yıkamayın, ıslak bırakmayın.
- Kuru temizleyin: Tozunu yumuşak bir fırça ya da kuru, yumuşak bir bezle alın.
- Ayrı saklayın: Neredeyse her taş seleniti çizer. Bez bir kesede ya da kendi bölmesinde tutun.
- Isıdan uzak tutun: Alçı taşı ısıtıldığında suyunu kaybeder; sıcak yüzeylerin yanına koymayın.
Diğer taşlarınız için genel bakım adımlarını taş bakım ve temizlik rehberimizde bulabilirsiniz.
Sık sorulanlar
Selenit suda erir mi?
Bir anda erimez, ama alçı taşı suda az da olsa çözünen bir mineraldir. Bu yüzden selenit parçalarını suya batırmamanızı ve kuru temizlemenizi öneriyoruz.
Selenit neden bu kadar kolay çiziliyor?
Selenit, Mohs ölçeğinde yaklaşık 2 sertlikte olan alçı taşından oluşur. Bu sertlikteki bir mineral tırnakla çizilebilir.
Selenit ile alçı aynı şey mi?
Aynı mineralden gelirler. Alçı, alçı taşının ısıtılıp suyunun bir kısmının uzaklaştırılmasıyla elde edilen tozdur; selenit ise bu mineralin doğada oluşmuş saydam kristal türüdür.
Mamuxa’da selenit
Mamuxa’daki selenit taşlarını ürün sayfasında inceleyebilirsiniz. Volkanik camın hikâyesini merak ediyorsanız obsidyen yazımıza, diğer taşlarımız için Doğal Taşlar bölümümüze göz atabilirsiniz.
